İstanbul’da Sonbaharın Keyfi: Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi
İstanbul, sonbaharda büyülü bir renk cümbüşüne bürünüyor. Ağaçlar, sarı, turuncu ve kırmızının en güzel tonlarıyla süslenirken, şehrin parkları ve yeşil alanları huzur dolu bir atmosfer sunuyor. Bu renklere bürünmüş köşeler ise insanı dingin ve huzurlu hissettiriyor.
Özellikle yürüyüş yolları ve ağaçlarla çevrili sokaklar, şehrin yoğunluğundan uzaklaşıp doğayla baş başa kalma fırsatı veriyor. Doğanın renklerinin yoğunlaştığı bu mevsimde yürürken adeta bir tablonun içindeymiş hissiyatıyla iç içe oluyorsunuz.
İşte tam da bu sebeple, hafta sonlarını Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde geçirmeyi tercih ediyorum. Anadolu Yakası’nda bulunan bu bahçe, şehrin karmaşasından uzaklaşıp doğayla iç içe olabileceğiniz harika bir mekân.
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi: Doğayla Buluşma Noktası
Bahçe, aslında 1995 yılında Ali Nihat Gökyiğit tarafından eşi Nezahat Gökyiğit adına bir hatıra parkı olarak kuruldu. Zamanla botanik bahçesine dönüşen bu alan, sadece İstanbulluların değil, aynı zamanda araştırma, eğitim ve öğretim amacıyla da hizmet veriyor.
Bahçenin Özellikleri ve Ada Sistemi
Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi, Atatürk ve Fatih Sultan Mehmet köprülerinin kavşağında, Anadolu Otoyolu bağlantı yolları arasında konumlanmıştır. Bahçe, sekiz farklı ada üzerine kurulmuştur. Her ada, farklı bir tema ve keşif alanı sunmaktadır.
Adaların isimleri şunlardır: Merkez Ada, Ertuğrul Ada, Mesire Ada, İstanbul Ada, Arboretum Ada, Meşe Ada, Anadolu Ada ve Trakya Ada.
Merkez Ada: Huzur Dolu Bir Deneyim
Merkez Ada, benim de favorim. Küçük göleti ve çevresindeki yürüyüş yolları, hem çocuklu aileler hem de doğa tutkunları için huzur dolu bir ortam sunuyor. Bahçede piknik alanları, minik köprüler ve patikalar da bulunmaktadır.
Ziyaret Bilgileri
Botanik bahçe, pazartesi günleri hariç, yılın her günü ziyarete açıktır. Giriş ücretsizdir ve büyük bir otopark mevcuttur. Bahçe içerisinde yiyecek, içecek, fidan ve tohum satışı yapılmamaktadır.