DEM Partisi’nden Gülistan Doku Davası İçin Meclis Araştırması Talebi

0
dem-partili-kordu-gulistan-doku-icin-meclis-arastirmasi-acilmasini-istedi-bhiYZW1g

DEM Parti Tunceli Milletvekili Ayten Kordu, Gülistan Doku’nun kayboluşunun üzerinden altı yıl geçmesine rağmen olayın aydınlatılamadığına dikkat çekerek Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) bir araştırma önergesi sundu. Önergede, son dönemlerde yedi ilde gerçekleştirilen operasyonlar sonucunda dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel ile oğlu Mustafa Türkay Sonel’in de aralarında bulunduğu şüphelilerin tutuklanmasının soruşturmanın seyrini değiştirdiği vurgulandı.

Kordu’nun önergesinde, “Dosyanın başlangıçta ‘intihar’ olarak ele alınmasına karşın, şu anda ‘cinayet’ şüphesiyle ilerlemesi, soruşturmanın ilk aşamasındaki yaklaşımın yeniden gözden geçirilmesini zorunlu kılmaktadır. Bu durum, yargı sürecinin nasıl şekillendiğine dair ciddi soru işaretleri doğurmaktadır” ifadelerine yer verildi. Ayrıca, Gülistan Doku’ya ait telefonun SIM kartının adli emanet yerine dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel’e teslim edilmesi ve ardından bu kartın Ankara’da bir siber çeteye ulaştırıldığı iddiaları, soruşturmanın dijital boyutunda ciddi manipülasyonların yapıldığına işaret etmektedir.

HTS kayıtları ve banka hareketleri üzerine yapılan değerlendirmelerde, bir polis memuru ile dönemin vali ve koruma amiri arasında iletişim ve para transferinin olduğu belirtildi. Kordu, kamu gücünün delil karartma amacıyla kullanıldığına dair bulguların dikkat çektiğini ifade etti. Ayrıca, “Gülistan’ın hastane kayıtlarının silinmesi ve kamera görüntülerinin değiştirilmesi, bu suç ağının varlığını ortaya koymaktadır. Kamu gücü, adaleti tesis etmek için değil, suçu örtbas etmek amacıyla seferber edilmiştir” şeklinde bir değerlendirme yaptı.

Kordu, soruşturmada alt düzey görevliler hakkında işlemler yapılırken, dönemin Valisi Tuncay Sonel, Cumhuriyet Başsavcısı, Emniyet Müdürü ve üniversite yönetimi gibi üst düzey kişilerin adli süreçten muaf tutulmasının kamu vicdanını yaraladığını vurguladı. Dönemin İçişleri Bakanı’nın da rolünün araştırılmasını isteyen Kordu, Gülistan Doku davasının, kadın cinayetlerinde cezasızlık riskini artıran yapısal sorunları gözler önüne serdiğini belirtti.

Son olarak, “Bu durum, Türkiye’nin yeni Susurluk skandalıdır. Yıllar önce o kamyonun altından çıkan kirli ilişkiler ağı, bugün devletin koridorlarında yeniden ortaya çıkıyor. O gün suçlular delik ararken, bugün devletin gücüyle suç delillerini yok etmeye çalışıyorlar. Bu olay, dünya suç tarihinin gördüğü en büyük delil karartma operasyonudur” ifadeleriyle konunun ciddiyetine dikkat çekti.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir