Askeri hastanelerin yeniden açılması konusu, gün geçtikçe daha da karmaşık bir hâl alıyor. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, eski bakan Hulusi Akar ve MHP lideri Devlet Bahçeli’nin açıklamalarına rağmen, askeri hastanelerin kapıları henüz açılmadı. Sağlık Bakanlığı’na devredilen bu hastaneler için yapılan ihalelerin iptal riski, atılacak adımları engelliyor.
Dünya genelinde askeri sağlık sistemleri, kritik durumlarda hayati müdahaleler gerçekleştirmek için önemli bir rol oynuyor. Örneğin, İngiltere’deki askeri sağlık personeli, ulaşımın kısıtlı olduğu bir bölgede Hantavirüs vakasına paraşütle müdahale etti. Bu tür olaylar, askeri sağlık hizmetlerinin ne denli hayati olduğunu gözler önüne seriyor.
Harp cerrahisi alanında ise ciddi bir uzmanlık kaybı yaşandığı ifade ediliyor. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve emekli Tümamiral Yankı Bağcıoğlu, “Harp cerrahisi başta olmak üzere uzmanlık alanlarında birikim kaybı yaşandı. Bu sistemin yokluğu kriz ve savaş anında telafisi mümkün olmayan zafiyetler doğurur” diyerek durumun ciddiyetine dikkat çekti.
Askeri hastaneler, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından kapatıldı. 26 farklı şehirdeki 32 askeri hastane, sivilleştirilerek Sağlık Bakanlığı’na devredildi. Savaş cerrahisi konusunda uzmanlaşmış 2043 askeri doktorun büyük bir kısmı ya emekli oldu ya da özel hastanelere geçti. Bu durum, “Savaş Cerrahisi uzmanı” açığının doğmasına sebep oldu. GATA’nın yeniden askeri hastane statüsünde açılması için çalışmaların başlatıldığı belirtilse de, henüz somut bir adım atılmadı.
Eski Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar, 2022 yılında Cumhurbaşkanı Erdoğan’a bu konudaki talepleri ilettiğini ve çalışmaların başlayacağını ifade etmişti. Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler ise geçtiğimiz yıl bu konudaki çalışmalara hız verildiğini dile getirdi. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli ise, askeri hastanelerin kapatılmasının stratejik bir hata olduğunu vurgulayarak, yeniden açılmasının sevap olacağını ifade etti. Ancak, şu ana kadar somut bir adım atılamadı.
Askeri hastanelerin durumu, hem sağlık alanında hem de ulusal güvenlik açısından büyük bir önem taşımakta ve bu konunun çözülmesi gerektiği görüşü giderek güçleniyor.